— Yazılar’ın çıkma nedeni şuydu. Tasarım üzerine bilgi edinme, yazı yazma, yazılanı okuma, yazılanın yayımlanma ortamı çok yetersizdi. Böyle zor koşullar altında hem ekonomik hem de zaman bakımından sürdürülebilir ne olabilirdi? Bir; kimse yazmıyor, o hâlde konsept çeviri olmalı. İki; bu sürdürülebilmeli, belli kolaylıkları olmalı, o hâlde iki yapraktan oluşmalı ve son derece standart olmalı, bir tür anti-tasarım olmalı, kendisi bir tasarım nesnesi olmamalı, tasarıma aracı olan, aktarıcı bir şey olmalı, belli bir düzende biriktirilebilir bir şey olmalı. Yer darlığı sebebiyle bazen bir konuyu ele alıp onun birçok alt açılımını içermeli, bazen de iki ya da üç konuyla sabitlenmeli. O tarihlerde seçkisini üstlendiğim Yazılar’ı bir dönem ücretsiz olarak tanıdıklara çevirttim, sonra sınırlı bir çeviri desteği aldım ve ciddi bir külliyat oluştu. Bir dönem durdu, sonra tekrar başladı. Bir tıpkıbasım oldu sanki! Yürütücülüğünü Osman (Tülü) yaptı ve hâlâ da o sürdürüyor. Benim zamanımda bir konsept bütünlüğü olması için yurtiçinden bilgilere yer vermiyorduk. Buradaki tasarımcının zaten çok içe kapalı bir tasarım dünyası vardı. Onun dışarıya açılması ve dışarıda olup bitenleri görmesi amacıyla, tabii bir de editoryal dağınıklık olmasın diye sadece çeviri odaklı bir yayın yaptık. Bu çeviriler de Avrupa, Amerika ve nadiren Rusya’dan edindiğim kitap ve yayınlardan seçtiğim yazıları kapsıyordu. Bugün takip ettiğim kadarıyla Yazılar’a artık Türkiye’ye ilişkin içerikler de alınmaya başladı. (Bülent Erkmen’le GMK 40+ kitabı için görüşme, 24 Eylül 2019)