Bülent Erkmen Arşivi Kullanım Klavuzu

Bülent Erkmen Arşivi Kullanım Kılavuzu, araştırma ve dijitalleştirme çalışmaları 2023’te başlayan Salt Araştırma Bülent Erkmen Arşivi’ne eşlik etmek üzere hazırlandı. Bu dijital arşiv, Erkmen’in işlerinin görsel kayıtlarıyla birlikte onun yaşamına ilişkin çok sayıda belge, fotoğraf ve efemeradan oluşmaktadır.

Bu dijital arşivden hareketle hazırlanan kullanım kılavuzunda Erkmen’in tasarım işleri, Açıkhava, Afiş, Ajanda, Albüm Kapağı, Ambalaj, Ansiklopedi, Bayrak, Broşür-Katalog, Davetiye, Dekor, Ekslibris, Faaliyet Raporu, Hareketli Görüntü, İlan, Jenerik, Kart, Kartpostal, Kimlik, Kitap, Kitap Kapağı, Logo, Ödül ve Anı Nesnesi, Pano, Pul, Saat Ekranı, Sergileme, Süreli Yayın, Süreli Yayın Kapağı, Takvim, Tebrik Kartı, Web Sitesi kategorileri altında yer almaktadır. Konsepti kendisine ait, işverenin yine kendisi olduğu işleri ise Özel Proje altında sıralanmıştır.

Arşivdeki diğer belgeler ise mümkün olduğunca bağlamı içinde ve kronolojik olarak tasnif edilmiştir. Bülent Erkmen’e veya Bülent Erkmen’den gönderilmiş mektup, telgraf, yıldırım telgraf, teleks, faks, posta kartı, tebrik kartı, elektronik posta ve elektronik kart türündeki tüm belgeler Gönderiler bölümünde toplanmıştır. Onun tasarlamadığı ama sakladığı tasarım, düşünce ve kültür yaşamına ilişkin yazılar, küpürler ve türü bakımından birer görsel iletişim ürünü olan tüm diğer basılı nesneler Efemera bölümünde yer almaktadır.

Bölümler, kılavuzun genelinde alfabetik sırayla, kendi içinde ise kronolojik olarak ilerlemektedir. Her bölüm, işlerin ve olayların bağlamını öne çıkaran notlar içermektedir. Bunların bir kısmı Bülent Erkmen’le arşiv çalışması esnasındaki görüşmelerden veya başka kaynaklardaki söyleşilerinden alıntılanmıştır. Bu alıntılar konuşma çizgisi ile verilmiştir. Diğer kısmı da bu çalışmaya özgü editör notlarıdır.

Kılavuz, tamamlanmamak üzere kurgulanmıştır. Erkmen’in geçmiş ve güncel üretimlerine ilişkin yeni belgeler ve eklenecek notlarla zaman içinde genişlemeye devam edecektir.

UESYO
Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu

“Zannediyorum 1977 yılıydı. Önder Küçükerman telefonla aradı. ‘Özel okullar devlete bağlandı. Akademi’ye bağlanan özel okullardan birine UESYO (Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksek Okulu) ismini verdik. Yeni bir eğitim anlayışı yerleştirmek, yeni bir kadro oluşturmak istiyoruz, gelir misin?’ dedi. Gittim. UESYO hayatla ve mesleğiyle ilişkileri kesilmemiş, aklı başında birkaç profesyonel ile çok kısa bir sürede eğitimde nasıl olağanüstü sonuçlar alınabileceğinin örneğidir. Yeni kuşak grafik sanatçılarının çoğu bu okul mezunudur. UESYO’nun kapanması, daha doğrusu o eğitim anlayışının ve o kişilerin ‘tedavülden kaldırılması’ sonucu bu kuşaktan sonraki durum belirsizdir. Aslında ben UESYO ‘vaka’sını Frankenstein hikâyesine benzetiyorum. Akademi yönetiminin yaratmak istediği yeni eğitim kurumu kısa sürede yerleşti, gelişti ve Akademi eğitiminin eksikliklerini, Akademi öğretim üyelerindeki yetersizlikleri ortaya çıkardı. Ve akademi yönetimi kendileri için sürüp giden kendi düzenleri için tehlikeli gördükleri bu ‘canavar’ı ortadan kaldırdılar. UESYO Grafik Sanatlar Bölümünde eğitimi Yurdaer Altıntaş başta olmak üzere, Ayşe Ataman, Emre Senan, Zeynep Terlan gibi bir kadroyla yönlendiriyorduk. Tan Oral’ın öğretim görevliliği yaptığı, metin yazarlığı, sinema yönetmenliği, reklamcılık üzerine örneklemeli seminerlerin yapıldığı, reklam ajanslarının/grafik atölyelerinin gezildiği, ‘nasıl’ını öğrenmenin yanı sıra ‘neden’inin de öğretildiği doludizgin bir eğitim dönemiydi. Yurdaer Altıntaş’ın müdürlük, benim bölüm başkanlığı yaptığım, derse girmeyen profesörün ücretinin kesildiği, çalışmak istediği öğreticiyi öğrencinin kendisinin seçebildiği, dostça bir öğrenci/öğretici ilişkisinin kurulduğu; cesur, kişilikli, coşkulu bir eğitim serüveniydi UESYO dönemi.” (“Bülent Erkmen: Aklı Elin Önünde tutmalı”, röp. Onur Bayiç, Hürriyet Gösteri Afiş 88 Eki, 1988, s. 13.)