32 Büst: Otuz İki Fotoğraf İçin Yazılmış Yalanlar, 2000
-
Kapak ve iç sayfa görünümleri
-
Fakslar
-
Faruk Ulay’dan, 8 Kasım 1998
-
Faruk Ulay’dan, 14 Kasım 1998
-
Faruk Ulay’dan, 18 Kasım 1998
-
Faruk Ulay’dan, 24 Kasım 1998
-
Faruk Ulay’dan, 30 Kasım 1998
-
Faruk Ulay’dan, 6 Aralık 1998
-
Faruk Ulay’dan (I), 8 Aralık 1998
-
Faruk Ulay’dan (II), 8 Aralık 1998
-
Faruk Ulay’dan, 12 Aralık 1998
-
Faruk Ulay’a, 19 Aralık 1998
-
Faruk Ulay’dan, 19 Aralık 1998
-
Faruk Ulay’dan, 4 Ocak 1999
-
Faruk Ulay’dan, 15 Şubat 1999
-
Faruk Ulay’dan, 15 Mart 1999
-
Faruk Ulay’dan, 22 Nisan 1999
-
Faruk Ulay’dan, 29 Nisan 1999
-
Faruk Ulay’a, Nisan 1999
-
-
Basında çıkanlar
-
“Kitap için soyundular”
Hürriyet, 10 Mayıs 2000 -
“Aydınları soyan adam”
Milliyet, 11 Mayıs 2000 -
“Çıplak Enteller”
Sabah, 11 Mayıs 2000 -
“Üniversite hocasına bak!”
Gözcü, 11 Mayıs 2000 -
“İnci Asena treni kaçırdıktan sonra soyundu”
Gözcü, 11 Mayıs 2000 -
“Sanatçılar çıplak poz verir”
Salih Memecan, Bizimcity, Sabah, 11 Mayıs 2000 -
“Soyunanlar konuştu”
Hürriyet, 11 Mayıs 2000 -
“34 yıl gecikti”
Sabah, 12 Mayıs 2000 -
“Bu kitap, o kitap değil…”
Evrim Altuğ, Radikal,
12 Mayıs 2000 -
“Çıplak 32’ler”
Doğan Heper, Milliyet,
12 Mayıs 2000 -
“Entelektüel cıbıllar”
Dilek Önder, Star, 12 Mayıs 2000 -
“Çıplak fotoğraflar:
Ben de yazdım!”
Yeni Binyıl, 12 Mayıs 2000 -
“Neden soyundular?”
Mehmet Y. Yılmaz, Radikal,
12 Mayıs 2000 -
“Biz de sanat yaptık”
Refik Durbaş, Sabah,
13 Mayıs 2000 -
“Erkek güzeli zalim Hilmi”
Engin Ardıç, Star, 13 Mayıs 2000 -
“Mudo: ‘Yine yaparım’”
Sabah, 13 Mayıs 2000 -
“Yarı Aydınlar; Musa,
Soyunan Entelleri Sordu”
Musa Ağacık, Star, 13 Mayıs 2000 -
“32 yarı çıplak insan”
İsmet Berkan, Radikal,
14 Mayıs 2000 -
“Bir kitabın gösterilmeyen yüzü”
Cumhuriyet, 14 Mayıs 2000 -
“Soyunurum ha!..”
Ümit Aslanbay, Star,
14 Mayıs 2000 -
“‘32 Büst’: Memeler ve gazeteciler”
Milliyet Sanat, 15 Mayıs 2000 -
“Bir kitap ve medyamız”
Zeynep Oral, Milliyet,
15 Mayıs 2000 -
“Bir pespayeliğin
toplu panoraması”
Arda Uskan, Radikal,
15 Mayıs 2000 -
“Kitabın iki yüzü”
Yeni Binyıl, 15 Mayıs 2000 -
“Şekersiz sakız çiğnemek”
Hasan Bülent Kahraman, Radikal, 15 Mayıs 2000 -
“Yakmaktan beter ettiler”
Sabah, 15 Mayıs 2000 -
“Basın basını eleştiriyor”
Hürriyet, 16 Mayıs 2000 -
“Hoşgörü, nerelerdesin sen..”
Hıncal Uluç, Sabah, 16 Mayıs 2000 -
“Gazetenin iki yüzü”
Ömer Madra, Yeni Binyıl,
17 Mayıs 2000 -
“32 Büst üzerine”
Serdar Turgut, Hürriyet,
18 Mayıs 2000 -
“32 Türk Gerzeği”
Metin Münir, Yeni Binyıl,
18 Mayıs 2000 -
“Şöyle bir turlayalım”
Işıl Özgentürk, Cumhuriyet,
21 Mayıs 2000 -
“32 Büst!..”
İlhan Selçuk, Cumhuriyet,
24 Mayıs 2000 -
“Birkaç not...”
Ayça Atikoğlu, Milliyet,
24 Mayıs 2000 -
“Batman Medyaya Karşı”
Bülent Somay, Max,
Mayıs–Haziran 2000 -
“Tombul Tombul Aydınlar”
Star, Mayıs 2000 -
“32’ler”
Orhan Duru, Milliyet Sanat,
Haziran 2000 -
“Hoyratça Parçalanan Kitap”
Gül Dirican, NTV Mag,
Haziran 2000 -
“Bir nesne kitabın ardından” Gülgün Başarır, Milliyet Sanat,
15 Temmuz 2000 -
“Boşuna soyundular!”
Sabah, 20 Temmuz 2000 -
“‘32 Büst’ ve işte
en bi hakiki öz ‘32 Büst’”
Met Üst, Öküz, Sayı: 75,
Ağustos 2000 -
“Güzide medyadan kitap eleştirisi: 32 replikte 32 büst”
İzzeddin Çalışlar, 2000 -
“Komplekssizlik Manifestosu”
Ayşegül Aldinç, Sabah, 2000 -
“Kral çıplak”
Merih Akoğul, Hürriyet Gösteri, 2000 -
“Soyunan, Okuyan, Soyan
Bir Kitap: ‘32 Büst’”
Ali Akay, Ayfer Tunç, Artun Ünsal, Yankı Yazgan, Cogito, Sayı: 23, 2000 -
“Yazı, çıplak değildir”
Refik Durbaş, Sabah, 2000
-
— Kavram ve kitap tasarımını yaptığım 32 Büst’ün alt başlığı Otuz İki Fotoğraf İçin Yazılmış Yalanlar. Bilindiği gibi büst, resim ve heykel sanatında baş, boyun, omuzlar ve göğüs bölümünden oluşan portreye verilen ad. Açılmamış otuz iki çift sayfadan oluşan ve her iki yaprağı bir kişiye ayrılmış kitapta, sayfaların iç yüzlerinde kişilerin çıplak büstlerinin renkli fotoğrafları, dış yüzlerinde ise o fotoğraflardan yola çıkılarak yazılmış öyküler yer alıyor. Büstler, alanlarında önemli, bedenleriyle değil düşünsel etkinlikleriyle gündemde olan ve onları bir araya getiren kitabın tasarımcısının tanıdığı, yazarının ise tanımadığı kişilere ait. Yazar Faruk Ulay tanımadığı bu insanların fotoğrafları üzerine bir dizi düş kuruyor. Kitabın sayfalarının iç yüzlerinde yer alan, bir anlamda kitaba gömülerek görünmez kılınan fotoğraflar, göğüs röntgeni çekiliyormuşçasına sakin ve anlamdan arıtılmış. Tıpkı mermerden yontulmuş cansız büstler gibi. Okur, bu kitapla kuracağı ilişki doğrultusunda isterse kapalı metin sayfalarının arasından fotoğrafın görebildiği yerlerine bakar, isterse sayfaları yırtıp içindeki görüntüyü bedenin ortasından ikiye böler, isterse sayfanın dibinden keser ya da yazının ortasından kesip açar. Ve kitap okurun elinde son hâline ‘dönüşür’. Artık kitap, o okurun biçimlendirdiği kitaptır. (Bülent Erkmen’le görüşme, 23 Ağustos 2024)