— Garanti Galeri’nin mimarlık, şehircilik ve tasarım konularından yoğunlaşması, beş-altı haftalık sergi ve bir haftalık hazırlık süreleriyle hiç kapanmadan yılda yedi-sekiz sergi açması öngörüldü. Bu çok hızlı bir ritim gerektiriyordu. Dar ve küçük mekânı büyütecek, açılacak sergilerin hızına yanıt verecek ve birbirinden farklı sergileme seçenekleri sunacak bir çözüm hayal ettim. Bu mekânın bulunduğu bina, Beyoğlu’nun eski dokusuna ait tarihî bir yapı olma özelliği taşıyor. Garanti Galeri mekânıyla ilgili temel yaklaşımım, mimari hiçbir müdahalede bulunmamaktı. Mevcut durumu korumak, düzeltmek, sağlam bir altyapı kurmak, sonra da sergileme sistemini buraya eklemekti düşüncem. Cephedeki geniş cam yüzeyden yararlanmak, içerisiyle dışarısını yakınlaştırmak, içeriyi önünden geçenlere, dışarıyı da içeridekilere, sergiyi gezenlere izlettirmek, cama yazılacaklar ve yapılacaklarla dikkati daha da içeriye yöneltmekti istediklerim. Bilindiği gibi çağdaş sanat mekânları tamamen çıplak olmalı; mekân bozulabilir, kırılabilir, eklenebilir, çıkarılabilir olmalı, sanatçının sergiledikleriyle birlikte dönüşebilmeli. Mimarlık ve tasarım sergilerinin, buna bağlı olarak sergi mekânlarının yapısı ise farklılık gösterir. Belli sergileme standartları hazır tutulmalıdır. Buna süreli yayın gibi bakıyorum. Her ay yayımlanacak bir derginin nasıl bir kimlik standardı oluşturulur, sayfa iskeleti yapılır, farklı tasarım çözümlemeleri o iskelet üzerinden ve o kimlik standartlarının verdiği imkanlar doğrultusunda geliştirilirse, işte aynen öyle. (Bülent Erkmen’den Garanti Galeri Sergileme Standartları üzerine, 2018’de Remix sergisi için hazırlanmış MP3 ses kaydının dökümü.)